Ebu Hureyre (Radiyallahu Anh) şöyle dedi:
“Rasulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem):
‘Evlerinizi kabirler, kabrimi de bayram yeri edinmeyiniz. Her nerede olursanız, oradan bana selam gönderiniz; sizin selamınız bana ulaştırılır’ buyurdu.”
Ebu Davud 2042, Ahmed 2/367
Bazı doğrular vardır ki insanlara anlatması pek zordur.Bence bidat'ler bunların başta gelenleridir.Bidat olan işler daha iyi nasıl islamı yaşarım kaygısıyla ortaya çıkan işler olabilir fakat,şunu bilmeliyiz ki bizler Rasul'ümüzden daha iyi bir mümin olamayız.O bize en doğruyu yaşantısıyla anlatmış,orta yolun ne olduğunu göstermiştir.Bizler ne kadar iyi bir mümin olsak O'nun kadar olamayız.Sahabeler peygamberimizin hadislerini yanlış yapacağım diye korkarak söylerlermiş.Buna rağmen Rasul'ümüzden sonra öyle yalan hadisler,öyle bid-atler çıkmışki,insana "Bu ne cesaret" dedirtecek cinsten.
İstesekte istemesekte,kabul etmesi zor olsada birçok bidat olan işi toplumca kabul ettik ve kolayca uyguluyoruz.En doğru en güzel amellerin ne olduğu Kuran ve sünnet tarafından anlatılmışken,dine yeni eklemeler yapmak büyük vebal ve lüzumsuz bir iştir.
Efendimiz,ölümünden sonrada neler yapmamız gerektiğini bize anlatmış.Yukarıda alıntıladığım hadis bunun en güzel örneklerinden biri. Geçenlerde son derece iyi niyetle umreye giden anne ve babasıyla salavat yollayabileceğimi söyleyen arkadaşımın teklifi üzerine yaptığım hadis araştırmasının sonucunda elhamdulillah bu hadis-i şerif'e rastladım.Bu hadis,şüpheye düştüğümüz işin en güzel açıklaması.Demekki nereden salavatlarımızı yollarsak yollayalım Efendimiz'e ulaşmaktadır.Körü körüne yaptığımız amelleri lütfen doğru araştırıp yapalım.
Bidatler,hurafeler içimizde derin kökler oluşturmuşken,ayıklaması çok zor biliyorum ama şu hadis-i şerifi hatırlayarak biraz daha dikkatli olabiliriz diye düşünüyorum.
“Her sonradan (din adına) ortaya konulan bidattir. Her bidat sapıklıktır. Her sapıklık da ateştedir.” (Buhari, Müslim)
Bid-atler konusunda eriştiğim doğru bilgileri elimden geldiğince sizlerle paylaşmaya devam edeceğim inşaallah.Rabbim cümlemize dupduru bir islamı yaşamayı nasib eylesin...(amin)
13 yorum:
Canım yüreğim aydınlanıyor iyiki varsın kocaman öpüyorum.ALLAHA EMA
NET OL...
Çok hoş bir yazı yazmışsın yine.Teşekkürler.Benimde aklıma takıldı ya hacıya gidenlere hep salavatlar tesbihler gönderilir orda söylenmesi için.Bu biat mı şimdi anlayamadım
besleyici ve lezzetli bir çorba.ellerine sağlık.hayırlı cumalar.sevgiler.
sa.Canım, cuman mubarek,RABBİM duaların kabul olması duası ile ..A.E.O
çok güzel bir yazıydı Cahide, Allah razı olsun.
Kur'an ve Sünnet ışığından ayrılmadan bir ömr geçirmemiz duasıyla..
sevgiler
Cahideciğim kanayan bir yaramıza parmak basmışsın,Rabbim hepimizi Rasulunun(s.a.v) o saf katıksız yolunun yolcuları eylesin(amin).
çok güzel bir konuya değinmişsin arkadaşım, ALLAH hiç birimizi (doğru olan), Rasul'ümüzün yolundan ayırmasın.
Çok doğru noktalara değinmişsin Cahide Abla. Yazıda bahsettiğin salevat konusunu bana da söylemişti arkadaş. Ve ben çok heyecanlanıp sevindim, gönderdim. Bu konuya bidat diye bakmak hiç aklıma gelmedi. Fakat şöyle, bir tanıdığımız Meral Teyze'nin ikizlerinden Yusuf küçükken sormuş "Ben Efendimiz'e telefon açmak istiyorum, numarası var mı?" diye. Çocuk sevimliliği işte =) Meral Teyze de ona "var tabi. Salevat çek. O zaman seni duyar." demiş. Bizler biliyoruz ki ibadet (Hristiyanlardaki gibi) mekanla sınırlı değildir. Her nereden Selam gönderirsek gönderelim, Efendimiz bizi duyar. Ama benim gibi bir kez bile gidememiş birisi için, (zaten anında haberdar olacağını bildiğim halde) Kabri Şerif'inde "Ümmetinden filan Sana selam yolladı Ya RasulAllah" denecek olması, çok heyecan verici. Bu bidat midir bilmiyorum. Ama ismimin orada anılacak olmasından büyük mutluluk duyuyorum =) Genel manada konuşacak olursam da, hassasiyetin ve İslam'ın duruluğunu göstermeye çalışman çok güzel ve takdire şayan. Sağolasın Ablacığım.
Ablam çok önemli bir konuya değinmişsin gerçekten. Çok güzel ve doğru şekilde anlatmışsın.
Ancak ben öyle düşünüyorum ki, o toprakların kutsiyetiyle, havası, orada atılan her adım, oradayken insanın gönlünden geçen tek birşey dahi Hazret katına değerli birer mektup olabilir gibi geliyor. Gerçekten Allah tarafından kutsal kılınmış mekanlar, havası, herşeyi farklı olur, oralarda orayı ziyaret etmeye imkanı olmamış olan bir kul olarak ismimizin orada bulunabilen birinin kalbinden geçmesi ve Rabbiim bu kardeşim buralara gelemedi ama gönlü burada, buradaki tüm kutsal değerlerimize hasret ve selamlarını gönderiyor diye içinden geçirmesi ne kadar güzel birşey olur.. Eminim ki bu teklifle gelen insanlar salavatın sadece kabir-i şeriften duyulmayacağını biliyorlar ancak bu kutsiyete binaen bizler için de bir teveccüh göstererek söylüyorlardır.
Allahualem..
Canlarım bu konunun yanlış anlaşılmaya müsait bir konu olduğunu biliyordum.Benim anlatmak istediğim selam göndermenin yanlış olduğu değildi.Elbette oralarda bize dua edilmesi,bizden selam gönderilmesinde bir sakınca yok.Yanlış olan 100 salavat,100 salavat,kelime-i tevhid çekip işin cılkını çıkarmak.Yoksa bende selam gönderirim bu güzel bir şey elbette.Burada anlatması uzun olan çoook daha fazla meşhur bidatler var.Bu çok kaygan bir zemin.Kimse yanlış olduğunu düşünerek yapmıyor zaten.Herkes sevap umarak yapıyor bu bidatleri,fakat hadiste dine uyuyorsa yapın,uymuyorsa yapmayın denmemiş."Benden sonra din adına ne çıkartıldıysa..." denmiş.
maksadım kimseyi kırmak,rencide etmek değil.Sadece sorumlu olduğumu düşünüyorum.İnşaallah yanlış anlaşılmamışımdır....
Canım , iyi niyetini takdir ediyorum, Allah razı olsun.
Konuyu yeni gördüm, bende biraz araştırdım sordum soruşturdum..:)
Öncelikle dinde aslı olan bir şeyin başka bir dini değerle çelişmediği müddetçe bidat olarak nitelenmeyeceğini öğrendim.
Yani selam göndermek ve salavat çekmek dinimizde övülen şeylerdir.
Peygamberimize salatu selam hem evlerimizden gönderilebilir hemde gidenler vasıtasıyla yollanabilir.
Peygamberimizin kabrimi bayram yeri yapmayın demesindeki kasıt, salavat çekmek için kabrime gelmenize gerek yoktur, uzaktanda çektiğiniz salavatlar bana ulaşır manasındadır.
Konuya uyan bir örnek vermek gerekirse,
Osmanlı döneminde sürre alayları tertip edilmiştir haremeynde verilen sadakanın daha faziletli olucağı düşüncesiyle sadakalar toplanıp Medine ye gönderilmiştir.
Tabi dediğin gibi zemin oldukça kaygan, bunu dindenmiş gibi yapmak yada o hale getirmek doğru değildir sanırım.
Kısacası niyetler halisane olunca , dikkat ettiysen konu insanın sevdikleri arasında kalıyor.
Rummcım fikirlerin ve güzel anlayışın için Allah razı olsun canım...
güzel paylaşımın için ellerine sağlık.Kayseri den sevgilerle....
Yorum Gönder