21.11.09

DİZİLER BİZE NEYİ DAYATIR?

Koyun sürüsü mü olacağız?Henüz çok küçüktüm,köle isaura adlı diziyi annemler seyrettiği için merak eder,her hafta seyredeceğim der,ama uykuma yenik düşer bir türlü seyredemezdim.İyi ki seyretmemişim diyorum şimdilerde.Bir çoğunun adını bilmem ama Yaban gülü,yalan rüzgarı gibi dizileri hatırlıyorum.O zamanlar  pembe dizi denirdi. Aslında hepsi kapkara idi…
Zamanla çok şey değişti.Artık memleketimin zeki(!)senaristleri brezilya dizilerine taş çıkartan senaryolar yazıyorlar.Çoğumuzun okuduğu sadece ikiyüz üçyüz sayfalık olan  romanlardan iki yıl boyunca devam eden diziler  çekebiliyorlar.Hemen her yeniliğe açık olan biz,büyük bir iştahla bu dizileri seyrediyoruz.
Peki haftada en az iki üç dizi seyreden bizler,bu dizilerin hayatımızda ne türlü değişiklikler yaptığını hiç düşündük mü?Yada bu dizilerin bize ve toplumumuza neler dayattığını?
Bakın vazgeçemediğimiz,beğenerek seyrettiğimiz diziler bize neyi anlatır,neleri dayatır;
Göz alıcı ve debdebeli yaşamlarla ,bizim yaşantımızın basit ve sıradanlığını anlatır,lüks  ve erişilmesi zor  yaşam biçimlerini dayatır…
Her gün,her  vakit değişen kıyafetleriyle,bizim giyim tarzımızın gülünçlüğünü,sık sık aynı kıyafeti giymenin ayıplığını anlatır,aksesuarından çorabına kadar  en marka ve en pahalı kıyafetleri bize dayatır….
Alabildiğine şuh,neredeyse vücutlarının çoğunu açıkta bırakan kıyafetleriyle;giysilerimizin,köylü vari  ve utanılacak giysiler olduğunu anlatır,bize sözüm ona en modern(!),en çağdaş(!) en dekolteli kıyafetleri ,yani çıplaklığı dayatır….
Sınır bilmez,kural tanımaz tavırlarıyla;sakin,mutedil bir hayatın sıkıcılığını anlatır,dünyada rahatsız olduğumuz,sevmediğimiz ne varsa çekinmeden müdahele edebilecek,tek başına her şeye karşı koyabilecek fütursuz tavırları dayatır….
Kusursuz(!) fizikleri ve sahte güzellikleriyle;ne kadar çirkin ve beğenilmez olduğumuzu anlatır,gereksiz estetik ameliyatlarını,her yaşta ve durumda incecik olmamız gerektiğini  dayatır….
Sık sık değişen  aşk hayatları ile;bir çiçekle bahar gelmeyeceğini(!),evliliğin de aşkı bitirdiğini anlatır ve boşanmanın hiç de zor olmadığını, bunun düşünmeden yapılabileceğini dayatır…
 Başbakanlık Aile Araştırma Kurumunun 2003 yılında yaptığı araştırmaya göre, son 10 yılda boşanmada artış oranı yüzde 80,7. Geçen altı yıl sonunda bu rakamın daha da arttığı bir gerçek.
Toplumumuzun en önemli dayanaklarının başında yer alan aile kurumu,önü alınamaz bir hızla darbe alıyor.Çok masum görünen,sadece bir dizi deyip geçtiğimiz bu kirli senaryolar,hayatımızın her alanına sinsice müdahele ediyor.Bu dizilerin senaryo olduğunu bildiğimiz halde,dizilerle ağlıyor dizilerle gülüyoruz. Çünkü beyin yalan bilmez,gördüğü herşeyi gerçek gibi kabul edermiş.Öylesine seyrettiğimiz bu diziler önceleri “Aaaa olur mu öyle şey?”dediklerimizi,sonraları;”Olabilir neden olmasın”söylemlerine dönüştürüyor.Markette dinlediğimiz bir müzik bile alışveriş oranımızı artırabiliyorsa,bu dizilerin hayatımızda yaptığı tahribatlar kaçınılmaz.
Küçük yaştaki çocukların bile çıkmaktan,flörtten bahsediyor olması,yine bu çocuklar arasında yaşanan şaşkınlık veren utanç tabloları,sıkça yapılan DNA testleri,babası baba olmayan,anneside zaten hiç anne olamamış zavallı çocuklar,çarpık ilişkiler,intiharlar vs. çöküntünün ne boyutlarda olduğunun açık bir kanıtı.
Bundan çok değil 8-10 yıl evvel ped reklamları çıkınca nasıl kanal değiştireceğimizi şaşıran utancımızdan yüzü kızaran bizler;şimdilerde dallas dizisine rahmet okutacak kadar sapık dizileri ailecek çekinmeden izliyebiliyoruz.Önceleri etek boyu biraz kısa olan birini gördü mü,şaşırarak bakan insanımız artık pavyon kıyafetlerini aratmayan garip bez parçalarıyla rahatça dışarıda dolaşabiliyor.
Dizilerle yatıp,dizilerle kalkıyoruz.Dizilerle bir hizaya diziliyoruz.Dizilerin bize sunduğu hayatları yaşamaya çalışıyor,kendimizi dizilerin kalıplarına sokuyoruz.Oradaki güzel ve yakışıklı oyuncular gibi eşler istiyoruz.Küçük şeylerle mutlu olmak artık çok uzak,iç güzelliği,gönül zenginliği koca bir yalan.Narsist,egoist,ukala,aymaz ve utanmaz bir tarzı benimsedik.Başkasının nasıl ve niceliği umurumuzda bile değil….
Hepimiz bilelim ki;bu gidişin sonu hayır değil.Bizleri uyutan,hissizleştiren,bilinçsizleştiren öyle bir güruh var ki;onlar asla uyumuyor ve çok bilinçli hareket ediyorlar.Sahip olduğumuz bütün değerler elimizden teker teker gidiyor.Bizler sel suyuna kapılmış kuru kütükler gibi kendimizi akıntıya bırakırsak korkarım ki bir daha geri dönüşümüz olmayacak.
“O hanginizin daha güzel işler yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratandır…”(Mülk suresi 2.ayet)Buyuran Rabbimize tertemiz ve dosdoğru yaşanmış hayatlar sunmalıyız.İzzetli yaşamak da,zelil olmakta bizim elimizde.Allah bizleri doğru yolundan ayırmasın.(amin)
Cahide Sultan
  1. elbistanlı Says:

    çok güzel ve önemli bir konuya değinmişsin abla kalemine yüreğine sağlık..haklısın diziler bizi hizaya diziyor.şimdilik cansu pek dizi izlemeye fırsat vermiyor o uyuyuncaya kadar hiç birşey izlemiyoruz.zaten stvnin bazı dizileri ve trtnin ayrılık dizisi dışında takip edilmeye değer bir şey yok..Trt nin ayrılık dizisini sanada tavsiye ederim.filistin konulu bir dizi.ben saatinde izleyemediğim için genelde netten takip ediyorum..abla şimdi çıkmam lazım daha sonra yeniden gelirim inşaallah..öpüyorum hayırlı günler.
  2. hazal Says:

    cahide abla(abla diyeceğim çünkü heryönden kendime çok yakın hissediyorum seni ve fikir olarakta)o kadar güzel yazmışsın ki.usta bir yazarın yazısı gibi.dizilerin hayatımızdan neler götürdüğünü bende artık farkettim ve bu sene abuk sabuk(aile dizisi olmayanları özellikle bazı kanallardakini)izlememe kararı aldım.bazı kanallardaki diziler artık ipin ucunu kaçırmış durumda..Cuman mübarek olsun
  3. Lynne Says:

    Böylece çok güzel blog var.
  4. Armina Says:

    Güzel bir haftasonu geçirmeni dilerim canım.
  5. lavantin Says:

    Caniiim, ne hos yazmissin. Yüregimi sikan ve beni bogan bir konu… Bir yakinimin kücük cocuklariyla izledigi filmi gördügümde saskinliktan baka kalmisitm.
    Yazik! Insan nasil bu kadar degerlerini unutur, anlamiyorum. Ayip, edep cok mu gerilerde kaldi? Veya bu kadar lüzümsuzmuydu? Hemncecik soyup ativerdik üstümüzden!…
    Canim öyle cok yaniyor ki, aile yapimizin bu lacka ve pörsümüs halinden düsünmemeye caliysiyorum.
    Sonu nereye varir acaba? ne yani 10 yil sonra ailece pornografik yayinlar mi izleyecegiz, su an oldugu gibi utanmadan sikilmadan!
    gecmis ve bu günü kiyaslarsan sonuc oraya dogru hizla gidiyor.
    Sonra vurun dizlerinize, aile ici enses, tacavüzler, sapikliklar diye…
    Muhabbetle…
  6. Tülin Says:

    Öncelikle geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum,Elbistanlıya yazdığınız yorumdan öğrendim….Ama elişlerinizden mahrum etmeyin bizi düzelince devam edin…Çok önemli ve güzel bir toplum ayrasına parmak basmışsınız,teşekkürler…Çocuklarımızın geleceği için hiçde doğru olmayan şeyler bunlar….Hayatımızı a dan z ye kadar değiştiriyor maalesef….Rabbim hepimizi hidayetiyle ıslah etsin!!!
  7. elif Says:

    çok doğru bikonuya değinmişsin böyle devam ederse sonumuz nereye varır

1 yorum:

CAHİDE dedi ki...

elbistanlı Says:

16/10/2009 at 9:16 am e çok güzel ve önemli bir konuya değinmişsin abla kalemine yüreğine sağlık..haklısın diziler bizi hizaya diziyor.şimdilik cansu pek dizi izlemeye fırsat vermiyor o uyuyuncaya kadar hiç birşey izlemiyoruz.zaten stvnin bazı dizileri ve trtnin ayrılık dizisi dışında takip edilmeye değer bir şey yok..Trt nin ayrılık dizisini sanada tavsiye ederim.filistin konulu bir dizi.ben saatinde izleyemediğim için genelde netten takip ediyorum..abla şimdi çıkmam lazım daha sonra yeniden gelirim inşaallah..öpüyorum hayırlı günler.

hazal Says:

16/10/2009 at 9:53 am e cahide abla(abla diyeceğim çünkü heryönden kendime çok yakın hissediyorum seni ve fikir olarakta)o kadar güzel yazmışsın ki.usta bir yazarın yazısı gibi.dizilerin hayatımızdan neler götürdüğünü bende artık farkettim ve bu sene abuk sabuk(aile dizisi olmayanları özellikle bazı kanallardakini)izlememe kararı aldım.bazı kanallardaki diziler artık ipin ucunu kaçırmış durumda..Cuman mübarek olsun

Lynne Says:

16/10/2009 at 1:08 pm e Böylece çok güzel blog var.

Armina Says:

17/10/2009 at 12:07 pm e Güzel bir haftasonu geçirmeni dilerim canım.

lavantin Says:

18/10/2009 at 9:17 am e Caniiim, ne hos yazmissin. Yüregimi sikan ve beni bogan bir konu… Bir yakinimin kücük cocuklariyla izledigi filmi gördügümde saskinliktan baka kalmisitm.
Yazik! Insan nasil bu kadar degerlerini unutur, anlamiyorum. Ayip, edep cok mu gerilerde kaldi? Veya bu kadar lüzümsuzmuydu? Hemncecik soyup ativerdik üstümüzden!…
Canim öyle cok yaniyor ki, aile yapimizin bu lacka ve pörsümüs halinden düsünmemeye caliysiyorum.
Sonu nereye varir acaba? ne yani 10 yil sonra ailece pornografik yayinlar mi izleyecegiz, su an oldugu gibi utanmadan sikilmadan!
gecmis ve bu günü kiyaslarsan sonuc oraya dogru hizla gidiyor.
Sonra vurun dizlerinize, aile ici enses, tacavüzler, sapikliklar diye…
Muhabbetle…

Tülin Says:

19/10/2009 at 9:55 am e Öncelikle geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum,Elbistanlıya yazdığınız yorumdan öğrendim….Ama elişlerinizden mahrum etmeyin bizi düzelince devam edin…Çok önemli ve güzel bir toplum ayrasına parmak basmışsınız,teşekkürler…Çocuklarımızın geleceği için hiçde doğru olmayan şeyler bunlar….Hayatımızı a dan z ye kadar değiştiriyor maalesef….Rabbim hepimizi hidayetiyle ıslah etsin!!!

elif Says:

26/10/2009 at 8:40 am e çok doğru bikonuya değinmişsin böyle devam ederse sonumuz nereye varır